KÖYÜMÜZ HAKKINDA

Köyümüz, Bulgaristan'ın Belaslatina kentinden göç eden Pomak'lar tarafından kurulmuştur. Köyümüzü kuran Pomak'lar ile ilgili bilgiler http://www.geocities.com/yeniciftlik/ web sitesinden öğrenilebilir. Necdet Zeki Gezer ve Kemal Gözler' in tarihimizle ilgili yaptıkları araştırmalardan dolayı teşekkür ederiz. Köyümüzle ilgili ayrıntılı çalışma yapmalarını temenni ediyoruz. Köyümüz, BEYLİKOVA İlçesine 10, ESKİŞEHİR iline 70 Km. dir. Köyümüz kurulduğundan bu güne kadar en çok İSTANBUL iline göç vermiştir. Göçün en büyük sebebi köyümüzden geçen porsuk çayının sürekli taşarak ekili alanların zarar görmesi nedeni ile insanların geçim sıkıntısı içine düşmeleridir. Zamanla porsuk çayının ıslah edilmesi ile bu sorun ortadan kalmış ve büyük sulak tarım arazisine kavuşulmuştur. Köyümüze 1970'li yıllarda MİHALICÇIK ilçesinin değişik köylerinden göç gelmiştir. Köyümüz halkı genel olarak çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Genç nüfus çalışmak için büyük kentlere göç etmesi nedeni ile okul çağındaki çocukların azalması ile mevcut ilköğretim okulu kapanmıştır. Eğitim taşımalı sistemle yapılmaktadır. Köyümüzü kuran dedelerimizin hane kütük kayıtları için tıklayın. (Hane kayıtlarında yanlışlık ve eksiklik var ise ziyaretçilerimizin mail ile bildirilmesi rica olunur.

KÖYÜMÜZDEN ÇANAKKALE SAVAŞINA GİDEN VE ŞEHİT OLAN KÖYLÜLERİMİZ

 

ADI

MEHMET

BABA ADI

MEHDİN

LAKABI

ÖMEROĞULLARI

DOĞUM YILI

1295

İLİ

ESKİŞEHİR

İLÇESİ

BEYLİKOVA

KÖYÜ

UZUNBURUN

SINIFI

ER

KUVVET

KARA

KOLORDU

1

FIKRA

14

ALAY

55

TABUR

1

BÖLÜK

1

ÖLÜM TARİHİ

01.03.1916

ÖLÜM YERİ

HİLAL-İ AHMER

BEYOĞLU HASTANESİ

 

ADI

HASAN

BABA ADI

HÜSEYİN

LAKABI

KAVASİOĞULLARI

DOĞUM YILI

-

İLİ

ESKİŞEHİR

İLÇESİ

BEYLİKOVA

KÖYÜ

UZUNBURUN

SINIFI

ER

KUVVET

KARA

KOLORDU

9

FIKRA

3

ALAY

27

TABUR

2

BÖLÜK

3

ÖLÜM TARİHİ

01.02.1915

ÖLÜM YERİ

HİLAL-İ AHMER

BEYOĞLU HASTANESİ

 

Yukarıdaki şehitlerimiz tabi ki tespit edilenler ya diğerleri?

Köylümüz Yaşar UZAK'a  ve Fedayi BOR'a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

 

 

KÖYÜMÜZDE ÖZEL GÜNLER

 

Ramazan Ayına Hazırlık

Ramazan ayına girerken birer ikişer komşular bir araya gelerek iftar ve sahurda yemek üzere yufka yaparlar.(Köyümüzde İmece Foto) Bu yufkalar köy hanımlarına iftar ve sahurda pratik öğün hazırlama imkanı sağlar. Ramazan ayı boyunca genel olarak teravi namazına erkek ve kadın birlikte iştirak eder. Ayrıca köy imamı bütün ay boyunca köylü hanımların iştirak ettiği mukabele okuması düzenler. Maalesef televizyonlar çıkmadan önce insanlar, akşam vakitlerini hoş geçirmek için çeşitli oyunlar tertip ederlermiş, ancak şu anda ramazana has bir eğlence türü yapılmamakta- dır. Ramazan ayı boyunca isteyenler mevlit okutur. Ramazan  Bayramına yaklaşırken yine köyün hanımları bir araya gelerek bayram için yine tüm Türk geleneklerinde olduğu gibi baklava ve tatlı çeşitlerinden yaparlar.

 

Köyümüzde Bayram

 

Bayramlarda köyümüz bir başkadır. Köyümüzden büyük kentlere göç etmiş veya farklı şehirlerde ve memleketlerde geçimini sağlayan köylülerimiz; hem köyün özlemini gidermek, hem de köyde bulunan büyük ve yakınlarını ziyaret etmek için bayramı büyük sabırsızlıkla bekler. Herkes izninin ilk dakikalarından son dakikasına kadar en iyi bir şekilde geçirmek için uğraşır. Arife günü hemen hemen herkes köye gelmiş olur.Bayram sabahı erkekler çocuklarını da alarak bayram namazına giderler. Namazdan sonra cami önünde köyün en yaşlısı başta olmak üzere büyükten küçüğe kadar herkes sıraya girerek bayramlaşır. (Köyümüzde Bayram foto)

 

Bayramlaşma bittikten sonra cami önünde dua yapılır ve köy imamına bayram hediyesi anlamında köyün şükranlarını belirtir yardım toplanır. Topluca köy mezarlığına gidilir. Mezarlık dışından toplu dua yapılır ve daha sonra herkes mezarlıkta yakınını ziyaret ederek duasını okur. Bu arada köy hanımları evin erkeklerini beklerken son bayram hazırlıklarını yaparlar. Kahvaltı faslı bittikten sonra çocuklar cicili elbiselerini giyer şeker ve fıstık toplamak için köyde ev ev dolaşırlar. Bazen öyle dolaşırlar ki bir eve ikinci defa bile gittikleri olur. Ramazan veya Kurban Bayramı oluşunu göre, ya kurban kesimi yapılır veya hemen bayram ziyaret faslı başlar. Kurban kesimi mezarlık ziyareti sonrası beklenmeden hemen yapılarak kurban etleri kesmemiş diğer komşulara pay edilir. Bir kısım et ise gelen misafirlere ikram edilir. Böylece kurban kesme faslı tamamlanmış olur ve bayram ziyaret faslı başlar. Önce küçükler büyükleri dolaşır el öper ve iyi bayram dileklerini iletir. Büyükler ise gelen misafirlere ısrarla tatlı ikram ederek  memnuniyetlerini göstermek isterler. Genelde herkes de yememek için naz yaparlar. Ziyaretler devam ederken uzun zamandır birbirleri ile görüşmemiş arkadaşlar bu faslın bir an önce bitirip kahvehaneye gitmek ister. Bayram boyunca Kahvehanelerde oturacak yer bile bulmak zordur. Çoğu hasretlikler orada giderilir. Tabi eskiden köy hane sayısı ve nüfus fazla iken daha değişik bayram eğlenceleri tertip edilirmiş, ancak şu anda erkekler genelde kahvehanede sohbet ederek ve oyun oynayarak vakit geçirirler. Oyun esnasında büyük iddaa ve şakalar ortamı şenlendirir. Aslında eskilerden gelen kültürel yapı, büyüklerin yeni nesle aktarmaması, bazılarının da kendiliğinden zaman içinde yok olması nedeni ile insanlar arasında bu şekilde dar ve kişiye özgü eğlence anlayışı ortaya çıkarmıştır. Erkek kahvehanede eğlenir, kadın evde çocuk, ev işi, yemek vs. den zaman kalırsa birkaç ziyarette bulunur. Sonuç olarak mevcut kültürel yapının TV lerin verdiği bozuk kültür emperyalizmi sonucu yok olmaktadır. Ancak şimdiki bilinçli olan gençlik; umarım büyüklerden, geçmiş kültürlerini öğrenerek tekrar hayata geçirmeye çalışır ve kimliğimizi kaybetmeyiz.

       Bayram ziyaretleri ve gönül almalarla bayram biter ve köyümüz tekrar eski olağan haline döner. Bayramlarda daha önce yapılan ama şimdi genç kalmadığı için yapılmayan bazı örf ve adetler göre köyün genç kızları köyün meydanında toplanıp türkü söyler ve oynarlardı.  Köyün delikanlıları ise  çevre köylerle futbol maçı yaparlardı, ancak maalesef şimdi köyde fazla genç kalmadığı için buda yapılamamaktadır. İnsan düşünüyor eskiler şimdikinden daha mı çok sosyaldiler?

 

Köyümüzde Bahar Karşılama Eğlenceleri "140 ( 06 Mayıs )"

 

Baharın ilk geliş müjdesidir. O günün akşamı genç kızlar bir arkadaşlarının evinde buluşurlar. Bir saksıya çiçek ekerler ve sabaha kadar kendi aralarında

eğlenirler. Bu arada ektikleri çiçeği köyün delikanlı erkeklerinden saklarlar. Köyün delikanlıları da ellerinden geldiğince o çiçeği bulmaya çalışırlar. Eğer erkekler çiçeği bulamazlarsa genç kızlara hediye alırlar, eğer bulurlarsa bu sefer kızlar köyün delikanlılarına hediye alırlar. Bu eğlence ve çekişme sabaha kadar sürer. Sabah olunca genç kızlar köyün meydanında toplanarak türkü söyleyip oynarlar. Delikanlılar ise onları izler ve eğlence sona erer. Maalesef bu da şu anda uygulanmayan örf ve adetlerdendi. Biz örf ve adetlerimizi unutalım ! Bilin ki, aynı bütün Türklerin kutladığı nevruz gibi, bu adetlerimizi bize ihanet ve aslını ihanet edenler sahiplenecektir. İş işten geçtikden sonra dövünmenin hiç bir anlamı olmayacaktır. 

 

Köyümüzde Bahar Karşılama Eğlenceleri "150 ( 16 Nisan )"

 

Örf ve adetler aynı 140'da olduğu gibidir. Maalesef bu da şu anda uygulanmayan örf ve adetlerdendi.

 

Köyümüzde Bahar Karşılama Eğlenceleri  "Hıdralez  ( 06 Mayıs )"

 

Baharı karşılamanın en son eğlencesidir. Yine Diğerlerinde olduğu gibi aynı eğlenceler yapılır. Bu sefer köyün delikanlıları köyün harmanlık denen yerde sabaha kadar salıncak kurarken aynı zamanda ateş yakar üstünden atlar ve çeşitli eğlenceler tertip edip oynarlar. Sabah kızlar harmanlık denen yerde toplanırlar türkü söyleyip oynarlar. Bu arada delikanlıların yaptığı salıncaklara binerek eğlenirler. Salıncak ile birbirlerini sallarken bu arada sırtlarına ağaç veya başka bir şeyle hafiften vurarak kimi sevdiği söyletilir. eğlence piknik yapılarak sona erer. Köyümüzde şu anda uygulanmayan, ama halen özlemle anlatılan bazı örf ve adetlerindendir.  Bu örf ve adetler Türk dünyasında görülen örf ve adetlerle aynıdır. 

"YAZDIĞIMIZ ÖRF VE ADETLERİMİZDE HATALAR VEYA EKSİKLİKLER OLABİLİR. BÜYÜKLERİMİZDEN ÖĞRENECEĞİMİZ ÖRF VE ADETLERİMİZİ E-MAİL ADRESİNE YOLLARSANIZ DOĞRUSUNU VE AYRINTILISINI BURADA YAYINLARIZ."

BAĞLI OLDUĞUMUZ İLÇEMİZ

Tarihi

Sırasıyla ,Frigyalılar, Traklar, Lidyalılar ve Romalılar’ın hakimiyeti altında kalan Beylikahır, 1064 yılında Selçuklu topraklarına katılmış, 1157 yılında Selçuklu İmparatorluğunun parçalanması sonucunda kurulan Beyliklerden Osmanlı Beyliğinin yönetimi altına girmiştir. Selçuklular döneminde büyük bir at yetiştirme merkezi olan ve bu sebeple ismi Beylikahır olan İlçemiz, 1305 yılında Dükkancı Ali Ağa, Topçu Süleyman ve Halil Ağa tarafından bir yerleşim merkezi olarak kurulmuştur. 1930 yılında Bucak merkezi olmuş, 1985 yılında ismi Beylikova olarak değiştirilmiş ve 14 Temmuz 1987 tarihinde İlçe Merkezi statüsüne kavuşmuştur.

Coğrafi Durumu

Eskişehir ilinin doğusunda, İl merkezine 76 Km. uzaklıkta bulunan Beylikova İlçesi, Eskişehir-Ankara demiryolu üzerinde bulunup,doğusunda Mihalıççık, batısında Alpu, kuzeyinde Mihalıçcık, güneyinde Sivrihisar ve Mahmudiye İlçeleri ile komşudur. Eskişehir-Ankara karayoluna 22 Km. mesafededir. Beylikova’da karasal iklim hakim olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Bitki örtüsü bakımından oldukça çıplaktır. Yörede kavak, söğüt ve az miktarda elma ve erik ağacı bulunmaktadır.

Nüfus Durumu

22 Ekim 2000 tarihinde yapılan Genel Nüfus sayımında kesin olan sonuçlara göre Beylikova’nın Merkez nüfusu 4.876, köylerin nüfusu ise 5.086 olup, toplam nüfus 9.962 dir. Nüfusun %52 si kadın, % 48 i erkektir. Nüfusun % 90 ı çiftçi, % 5 i esnaf, % 3 ü memur ve % 2 si işçidir. Nüfusun tamamının ana dili Türkçe’dir.

İdari Durum

İlçemiz 1 Belediye ve 21 köyden oluşmaktadır. 21 köyün 3 ü orman köyü olup, diğerleri orman dışı köylerdir. İlçe Merkezinde 4 mahalle mevcut olup, mahalle ve köy isimleri şöyledir

Sosyal Durum

Konut : İlçemiz ve köyleri eski yerleşim birimleri olduğu için evler genellikle kerpiç ve ahşaptan yapılmıştır. Son zamanlarda karkas bina yapımı çoğalmış, özellikle ilçe merkezinde modern binalar inşa edilmiştir. İlçe merkezi son zamanlarda modern bir şehir görünümüne kavuşmuştur.

Sosyal Yaşantı : İlçe halkının çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla iştigal etmekte, eğlence yeri bulunmamakla birlikte düğünler gösterişli bir şekilde icra edilmekte, bir eğlence havasına sokulmaktadır. İlçe halkının çalışma saatleri dışında sosyal etkinlikleri yok denecek kadar azdır. Çalışma saatleri dışında kahvehaneler halkın toplanma yerleridir. Son zamanlarda özellikle gençlerin spora ilgi duyduğu gözlenmekte olup, bunun geliştirilmesi için İlçeye bir kapalı spor salonu yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

İş ve Çalışma Hayatı :İlçe halkının % 90 ı çiftçi, % 5 i esnaf, % 3 ü memur, %2 si işçidir. Tarımla iştigal eden halk bunun yanı sıra hayvancılık da yapmaktadır. Tarım alanlarında şeker pancarı ve hububat üretilmektedir. Ovada bulunan yaklaşık 23 000 dekar arazi sulanmakta, büyük bir bölümüne şeker pancarı ekilmektedir. Bu nedenle İlçe halkının büyük bir çoğunluğu varlıklıdır. İşsizlik yok denecek kadar azdır. İlçemizde 2 süt işleme tesisi 1 deri işleme tesisi, 1 un fabrikası ve 2 römork imalathanesi mevcut olup, bu işyerlerinde yaklaşık 100 işçi istihdam edilmektedir. Bunun yanı sıra küçük sanayi sitesinde 10 civarında küçük sanayi kuruluşu mevcuttur.

Eğitim ve Kültür Durumu

İlçe halkının eğitim seviyesi oldukça yüksektir. İlçede okur-yazar oranı % 98 dir. Nüfusun % 50 si ilkokul mezunu, % 10 u orta okul mezunu, % 30 u lise mezunu, % 8’i Yüksek okul mezunudur. Beylikova da ilk okul 1914 yılında açılmış, 1923 yılında binası yapılmış ve 152 öğrenci ile öğretime başlamıştır. İlçemizde 1 lise 6 ilköğretim okulu ve 1 Halk Eğitim merkezi mevcuttur. İlköğretim okullarında toplam 1.052 öğrenci, Beylikova Çok Programlı Lisesinde ise 175 Ortaöğretim öğrencisi öğrenim görmektedir. Okullarımızda toplam 72 öğretmen görev yapmaktadır.

Ekonomik Durum

İlçe halkının büyük bir çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla iştigal etmekte olup, bunun yanı sıra sanayiinin de gelişme gösterdiği gözlenmektedir. Halkın gelir seviyesi oldukça yüksek olup, işsizlik yok denecek kadar azdır. Özellikle 1988 yılından sonra İlçenin kurulmasını müteakiben ekonomik gelişme göstermiştir. İlçedeki mevcut sanayi işletmeleri ekonomik düzeyin yükselmesine olumlu katkılar sağlamıştır. İlçe halkı tarım ve hayvancılığın yanı sıra süt inekçiliğine yönelmiş, süt gelirleri ailenin günlük geçim giderlerini karşılar duruma gelmiştir. İlçemizde günlük 20 ton civarında süt üretilmektedir.

Sanayi : İlçede 2 süt işleme, 1 deri, 1 un fabrikasıyla 2 römork imalathanesi bulunmakta olup, bunun yanı sıra 10 civarında küçük sanayi işletmesi mevcuttur. Dersan Deri Sanayii de 25, Danone-Sa Süt Fabrikasında 10, Güven Süt Fabrikasında 30, Un fabrikasında 15, Alkan römorkta 10, Yalçın römorkta 10 işçi istihdam edilmektedir.

Tarım :İlçemiz merkez ve bağlı bulunan köylerinde 65.350 dekar sulu arazi (%26) 184.690 da (%74) kıraç arazi olmak üzere toplam 250.004 dekar arazi mevcuttur. Sulanan Arazinin % 67,1’i hububat, %17,9’u ş.pancarı, %10’nu yonca ve geriye kalan %5’lık kısmında ise yumru bitkiler, meyva ve sebze tarımı yapılmaktadır. Merkez,Akköprü, Uzunburun, Parsibey, Yeniyurt, Süleymaniye, Yalınlı, Emircik, Doğray, A.Dudaş ve İmikler köyleri olmak üzere toplam 11 adet S.S.Sulama Kooperatifi bulunmaktadır. Sulu arazilerinin %30’u kanallardan, kalan kısmı ise yer altı sularından yararlanılarak sulanmaktadır.

Elektrik: İlçemizde elektriği bulunmayan yerleşim yeri bulunmamaktadır. İlçemizde 15 adet elektrik trafosu mevcut olup, 2930 KVA kurulu güç mevcuttur. İlçede mevcut TEDAŞ işletmesinde 4 personel görev yapmakta, bu 4 personelle periyodik bakımlar, arızaların onarımı ve tahsilat işlemleri yürütülmektedir.

Sağlık:İlçemizde 1979 yılında bir Sağlık Ocağı kurulmuş zamanla bu sağlık ocağı binasının yetersiz kalması nedeniyle 2000 yılında Sağlık Ocağı Derneği ve Kaymakamlığımızın katkılarıyla 145 m2 lik ek bina yapılmış olup, 2002 yılı içerisinde ikinci kat ek inşaatı tamamlanmış ve hizmete sunulmuştur. Sağlık Ocağımız Ocak 2002 ayı başından itibaren sürekli hizmet veren (112) sağlık birimine dönüştürülmüştür. Sağlık Ocağına bağlı 7 köy sağlık evi ve 4 mahalle sağlık evi mevcut olup, bunlardan sadece Süleymaniye ve Yukarıiğdeağacı köylerinde standart tip Sağlık Evi Binası bulunmaktadır.Beylikova Sağlık Ocağı’nda yapılan ek inşaat faaliyetleri sonrası hizmet alanı yeterli bir hale getirilmiştir.

Yol Durumu : İlçemiz Eskişehir iline 76 Km.uzaklıkta olup, hem Ankara yolu, hem de Mihalıçcık yolu üzerinden ulaşım imkanı vardır. Ancak, Mihalıçcık yolu üzerinde bulunan Bozan- Beylikova yolu Köy Hizmetlerinin yol ağı içerisinde olduğundan bakım ve onarımı hususunda zorluklar çekilmektedir. Bu yolun Karayolları ağına alınması gereklidir.

Köy Yolları: Köy yollarımızın toplam uzunluğu 152 km. Olup, 84 km.si asfalt, 68 km.si de stabilizedir.